Çince... Kuşkusuz ki bir çok kişinin uzun süre duymaya tahammül edemediği bir dil. Başta bana da itici gelse bile ilk izlediğim dizinin iki üç bölüm sonrasında dile alışmaya başladım. Dizinin güzelliği ve oyuncuların (yazar Aaron Yan'dan bahsediyor😸) mükemmelliği beni cezbetmiş olacak ki hemen baş rolün diğer dizilerini de izledim. Baktım ben bu Çinceye bayağı bir alıştım dizi keşfine çıktım. Tayvan dizilerinden direkt Çin dizilerine geçiş yaptım.
Ülkemizde sağ olsunlar bizler için hemen hemen her ülkeden dizi/film çeviren internet sitelerimiz mevcut. Benim de Çin, Tayvan, hatta Tayland dizileri için bir numaralı durağım Tayvan Drama! Benim gibi belirli bir izleyici kitleleri mevcut ve hem güncel dizileri hem de en çok çevrilmesini istenilenleri çeviriyorlar. Eksiklikleri olsa bile samimi ve kaliteli bir site. En azından çevirileri belirledikleri günlerinde yayınlıyorlar. :)
Verdiğim bu kısa bilgiden sonra ana konumuza dönelim. Son izlediğim ve beni özellikle 41. bölümde bitiren dizim Rush To The Dead Summer! 45 dakikalık bölümlerle 46 bölümlük bir dizi. 3 yakın arkadaşın liseden beri hayatını anlatan minnoş bir dizi olsa da konusuna göz attığımızda bu 3 yakın arkadaşın liseden mezun olduktan sonra farklı yerlere dağılacakları, hatta birinin hapse gireceği yazıyor. Dizinin yarısında lise döneminin bitmesini bekledim, kalan yarısında ise bahsedilen karakterin hapse girmesini ve mutlu son... 44. bölümde hapse girebildi.👏Buradan konuyu hazırlayanları yine kınıyorum.😒
Açıkçası diziye yaklaşan final haftamın stresini atmak için başlamıştım. Başlarda oldukça kalitesiz bir diziydi benim için ama yavaş yavaş sona yaklaştıkça, lise bittikten sonra bu çocuk hapse ne zaman girecek la diye beklediğimden de olabilir, izleyiciyi meraklandırmaya başladı.
Çin dizilerinin en azından gençlik konulu olanlarında karakterlerin iç dünyasını repliklerle izleyiciye sunma gibi bir olay söz konusudur. En azından izlediklerimde böyleydi. Rush To The Dead Summer'de bu durum daha çok öz eleştiri şeklinde yansıtılmıştı. Karakterlerin yaptıkları hataları açık açık söylemeleri ve hatalarının gençliklerinden kaynaklı olduğunun farkında olmaları, ben nasıl bu hatayı yaptım demek yerine kabullenip ders çıkarmaya bakmaları oldukça etkiledi beni. :)
Karakterleri kısacık tanıtmak gerekirse...
Bu bizim kızımız Li Xia. Kendisi dizi boyunca saf bir rol üstlenmiş masum aile kızı. Hani kendini düşünmeyip arkadaşları için her şeyi yapanlar var ya? Hah işte onlardan. Mesela bir bölümde serserilere kafa tutuyor. Hayır yani üfleseler bile uçarsın kızım, bu neyin cesareti?😂 Baş rol olsa bile bence hayranı olduğu ressamın resim kitabının çıkmasını her ay beklemekten başka vasfı yok. Aynı ben, ben de sevdiğim müzisyenlerin albümlerini bekliyorum sürekli 😂 Bir anacığı var başka da bir yakını yok. Zaten Çin'in 1979'da getirdiği aile politikası nedeniyle dizide herkes tek kardeş. İzlerken çok dikkatimi çeken bir konu olmuştu. Benim gibi bilmeyenler vardır diye yazıyorum. :)
Her şey bir yana, Li Xia dizide hayatının hatasını yapıyor. Bu dangalak lise boyunca onun için 'dostum' diyen Qi Qi'yi sallamadığı için dost kazanacakken düşman kazanıyor. Zaten olay da burada kopuyor. Yazık...
Bu beyimiz de Fu Xiaosi. Zengin olduğunu söyleyelim öncelikle ama parasıyla hava atan bir tip değil. Okulun en başarılı öğrencisi. Resim çizmekte de çok iyi. Yetenekli diyemiyorum çünkü oğluşumuz dizi boyunca hiçbir zaman yeteneğinden bahsetmiyor ama her zaman çok sıkı çalışılması gerektiğinden bahsediyor. Hatta bir bölümde ona hayran olan kızlara imza verirken "Gereksiz işlerle uğraşacağınıza ders çalışın." diyor.😂 Pek bir insan canlısı değil ama can ciğer olduğu bir kankası var, Lu Xiang. Kendisi ne kadar soğuk nevaleyse Lu Xiang bir o kadar arkadaş canlısı. Zaten o olmasaydı Li Xia ile nah arkadaş olurdu ya... :D Soğuk da olsa cidden iyi bir aile çocuğu. Biraz da saf olduğunu söylemem gerek. :)
Karakterleri kısacık tanıtmak gerekirse...
Bu bizim kızımız Li Xia. Kendisi dizi boyunca saf bir rol üstlenmiş masum aile kızı. Hani kendini düşünmeyip arkadaşları için her şeyi yapanlar var ya? Hah işte onlardan. Mesela bir bölümde serserilere kafa tutuyor. Hayır yani üfleseler bile uçarsın kızım, bu neyin cesareti?😂 Baş rol olsa bile bence hayranı olduğu ressamın resim kitabının çıkmasını her ay beklemekten başka vasfı yok. Aynı ben, ben de sevdiğim müzisyenlerin albümlerini bekliyorum sürekli 😂 Bir anacığı var başka da bir yakını yok. Zaten Çin'in 1979'da getirdiği aile politikası nedeniyle dizide herkes tek kardeş. İzlerken çok dikkatimi çeken bir konu olmuştu. Benim gibi bilmeyenler vardır diye yazıyorum. :)
Her şey bir yana, Li Xia dizide hayatının hatasını yapıyor. Bu dangalak lise boyunca onun için 'dostum' diyen Qi Qi'yi sallamadığı için dost kazanacakken düşman kazanıyor. Zaten olay da burada kopuyor. Yazık...
Bu beyimiz de Fu Xiaosi. Zengin olduğunu söyleyelim öncelikle ama parasıyla hava atan bir tip değil. Okulun en başarılı öğrencisi. Resim çizmekte de çok iyi. Yetenekli diyemiyorum çünkü oğluşumuz dizi boyunca hiçbir zaman yeteneğinden bahsetmiyor ama her zaman çok sıkı çalışılması gerektiğinden bahsediyor. Hatta bir bölümde ona hayran olan kızlara imza verirken "Gereksiz işlerle uğraşacağınıza ders çalışın." diyor.😂 Pek bir insan canlısı değil ama can ciğer olduğu bir kankası var, Lu Xiang. Kendisi ne kadar soğuk nevaleyse Lu Xiang bir o kadar arkadaş canlısı. Zaten o olmasaydı Li Xia ile nah arkadaş olurdu ya... :D Soğuk da olsa cidden iyi bir aile çocuğu. Biraz da saf olduğunu söylemem gerek. :)
Yine de Li Xia'ya aşık olduğunu anladığında kızı kankasına kaptırmamak için çakallık yaptığını söylemem gerek. Çok bencilce davrandı. Üzdü...
Bu da tahmin edersiniz ki Lu Xiang 😍 Hani dizi boyunca hapishaneye girmesini beklediğim kişi. Böyle bir karakterin ne yapıp da hapishaneye girmiş olabileceğini aklım almıyordu. Deli gibi merak ediyordum. 41. bölümde nedenini öğrendim. Gerçekten de dizinin en hareketli ve heyecanlı bölümüydü.
Herkesle çok iyi anlaşan, ha bire gülen, aslında çocukluğunda derslerinde çok kötüyken sırf Xiasi ile aynı okula gidebilmek için başarılı olan birisi. Dostuna sevgisi buradan belli. Zaten hapise de onun yüzünden düşüyor😔 Maalesef dizide annesini kaybediyor lise yıllarında ve sonrasında daha olgun biri haline geliyor. Hopara genç adeta duruluyor. Mesela konu kısmına hapishane ayrıntısı yerine bu yazılabilirdi çünkü karakterin düşüncelerini ve hayatını değiştiren bir olaydı. Li Xia ve Xiasi'nın aksine fen bilimlerine yoğunlaşıp üniversiteyi de Japonya'da okuyor. Zaten orada benim için dizinin en muhteşem karakteriyle karşılaşıyor. Gerçekten de bol bol güldüğüm sahneleri vardı ikisinin. :D
Ve Qi Qi... Dizimizin en çok darbe alıp ayağa da kalkamayan güzeli. Benim üzüldüğüm bir karakter. Hayat dolu, sevecen, ailesinin baskılarını yüzüne yansıtmayan, Li Xia'ya gerçekten değer veren bir kızımızdı. Ailesi yüzünden istemediği bir bölümü okuyan, tüm hayatı ailesi tarafından planlanan, değer verdiği dostlarından ise verdiği değere göre bir karşılık alamayan birisi. Tek istediği gerçekten de iyi dostlar olup dürdünün birlikte takılabilmesiyken farklı bir sınıfta diye midir nedir hep geri plana itilen, unutulan bir kız. Sonunda dayanamadı tabi yaptığı iyiliklere gram karşılık alamayınca liseden sonra ailesine de kafa tuttu, dostlarından da uzaklaştı ve ünlü bir şarkıcı olabilmek için ne gerekiyorsa yapmayı kafaya koydu. Başta amacı sadece babasına kendisini kanıtlamakken Fu Xiasi ile aynı şirkette çalışmaya başlayınca yıllardır içinde tuttuğu aşkıyla ve hırsıyla bir takım yalanlara ve oyunlara başvurmaya başladı. Zaten Li Xia ile olan dostluğunun Li Xia'nın gözünde bir değeri bile yoktu ki onu düşünsün😕 Vurdu geçti vallahi.
Ve bu sözüyle benim için diziye damgasını vurmuştu. Kendi durumunu o kadar net anlatıyor ki! Ne yaparsa yapsın Xaisi'yı elde edemedi, arkadaşlarını kaybetti, ailesi zaten yanında hiç olmamıştı ama büyük bir ün kazandı. Hayatındaki tüm olumsuzluklara rağmen iyi bir insan olmaya gayret ederken onu kötü olmaya zorlayan dizide iyi denilen karakterlerin tavrıydı. Beni en çok üzen de buydu zaten.
Yu Jian... Daş gibi bir sevgilisi olup şarkıcı olma aşkı yüzünden elinden kaçıran; serseri olmasına rağmen Li Xia' nın görür görmez sebepsizce kanının ısındığı,daha ilk günden Qi Qi'den daha çok ilgi gösterdiği, hadi arkadaş olalım diye etrafında gezdiği; sırf Li Xia ilgleniyor diye haliyle baş rol beylerin de arkadaş olduğu; hayallerim var benim diyerek gördüğü ilk ışığın peşinden okulu bırakıp gidecek kadar gözü kara ve orada da dünyanın en iyi kalpli, sevimli, zeki ve duyarlı beyiyle karşılaşıp kendisine aşık edecek kadar şanslı kızımız. Hayali gerçek olmuyor belki ama hak etmediği kadar iyi dostları ve onu seven 2 mükemmel erkek çevresinden eksik olmuyor. Qi Qi'nin tam tersi bir durumda anlayacağınız.
Mimar oğlumuz sonunda kızımızın kalbine de dokunuyor dokunmasına ama dizide bile iyiler erken ölüyor ve tam evlenecekler derken oğluşuma araba çarpıyor. O sırada diğerlerinin de başında bela olduğundan kuru bir cenaze töreniyle kimsesiz bir şekilde uğurluyoruz Duan Qiao'yu. Halbuki ne iyilikleri olmuştu diğerlerine... Gerçekten de sonunun bu şekilde olması çok üzücüydü :(

(Eski sevgilisi, Qing Tian) (Mimar oğluşumuz, Duan Qiao)
Vee bu da efsane kızımız Yan Mo! 😍 Kendisi uzaktan tüm erkeklerin hayran olacağı bir tip ki bizim Lu Xiang da hayrandı, ta ki gerçek yüzünü görene kadar. 😂 Kendisi güzel, zeki, hisleri kuvvetli, resim yapmakta yeteneği olan ama babasının şirketinde çalışmayı tercih eden bir kızımız. Tabi bunlar herkesçe bilinen güzel yanları. Bir de bilinmeyenleri var kii... Dağınık, pis, yemek yapmayı hiç bilmiyor, şımarık, yapışınca bırakmıyor... Japonya'da okurken, tesadüf eseri karşılaştığı Lu Xiang olmasa açlıktan ölmüştü. İnanıyorum. :D
Lu Xang'a aşık olup peşinden koştu, hatta ortada fol yumurta yokken bile pes etmeyip Xiang'ın hapisten çıkmasını sabırla bekledi. Ah bir de Qi Qi'nin gerçek yüzünü ilk gören kişi oldu ama maalesef sözüne geç itimat edildi. Dizide cidden olmazsa olmaz bir karakterdi kendisi.
Bu da tahmin edersiniz ki Lu Xiang 😍 Hani dizi boyunca hapishaneye girmesini beklediğim kişi. Böyle bir karakterin ne yapıp da hapishaneye girmiş olabileceğini aklım almıyordu. Deli gibi merak ediyordum. 41. bölümde nedenini öğrendim. Gerçekten de dizinin en hareketli ve heyecanlı bölümüydü.
Herkesle çok iyi anlaşan, ha bire gülen, aslında çocukluğunda derslerinde çok kötüyken sırf Xiasi ile aynı okula gidebilmek için başarılı olan birisi. Dostuna sevgisi buradan belli. Zaten hapise de onun yüzünden düşüyor😔 Maalesef dizide annesini kaybediyor lise yıllarında ve sonrasında daha olgun biri haline geliyor. Hopara genç adeta duruluyor. Mesela konu kısmına hapishane ayrıntısı yerine bu yazılabilirdi çünkü karakterin düşüncelerini ve hayatını değiştiren bir olaydı. Li Xia ve Xiasi'nın aksine fen bilimlerine yoğunlaşıp üniversiteyi de Japonya'da okuyor. Zaten orada benim için dizinin en muhteşem karakteriyle karşılaşıyor. Gerçekten de bol bol güldüğüm sahneleri vardı ikisinin. :D
Ve Qi Qi... Dizimizin en çok darbe alıp ayağa da kalkamayan güzeli. Benim üzüldüğüm bir karakter. Hayat dolu, sevecen, ailesinin baskılarını yüzüne yansıtmayan, Li Xia'ya gerçekten değer veren bir kızımızdı. Ailesi yüzünden istemediği bir bölümü okuyan, tüm hayatı ailesi tarafından planlanan, değer verdiği dostlarından ise verdiği değere göre bir karşılık alamayan birisi. Tek istediği gerçekten de iyi dostlar olup dürdünün birlikte takılabilmesiyken farklı bir sınıfta diye midir nedir hep geri plana itilen, unutulan bir kız. Sonunda dayanamadı tabi yaptığı iyiliklere gram karşılık alamayınca liseden sonra ailesine de kafa tuttu, dostlarından da uzaklaştı ve ünlü bir şarkıcı olabilmek için ne gerekiyorsa yapmayı kafaya koydu. Başta amacı sadece babasına kendisini kanıtlamakken Fu Xiasi ile aynı şirkette çalışmaya başlayınca yıllardır içinde tuttuğu aşkıyla ve hırsıyla bir takım yalanlara ve oyunlara başvurmaya başladı. Zaten Li Xia ile olan dostluğunun Li Xia'nın gözünde bir değeri bile yoktu ki onu düşünsün😕 Vurdu geçti vallahi.
Yu Jian... Daş gibi bir sevgilisi olup şarkıcı olma aşkı yüzünden elinden kaçıran; serseri olmasına rağmen Li Xia' nın görür görmez sebepsizce kanının ısındığı,daha ilk günden Qi Qi'den daha çok ilgi gösterdiği, hadi arkadaş olalım diye etrafında gezdiği; sırf Li Xia ilgleniyor diye haliyle baş rol beylerin de arkadaş olduğu; hayallerim var benim diyerek gördüğü ilk ışığın peşinden okulu bırakıp gidecek kadar gözü kara ve orada da dünyanın en iyi kalpli, sevimli, zeki ve duyarlı beyiyle karşılaşıp kendisine aşık edecek kadar şanslı kızımız. Hayali gerçek olmuyor belki ama hak etmediği kadar iyi dostları ve onu seven 2 mükemmel erkek çevresinden eksik olmuyor. Qi Qi'nin tam tersi bir durumda anlayacağınız.
Mimar oğlumuz sonunda kızımızın kalbine de dokunuyor dokunmasına ama dizide bile iyiler erken ölüyor ve tam evlenecekler derken oğluşuma araba çarpıyor. O sırada diğerlerinin de başında bela olduğundan kuru bir cenaze töreniyle kimsesiz bir şekilde uğurluyoruz Duan Qiao'yu. Halbuki ne iyilikleri olmuştu diğerlerine... Gerçekten de sonunun bu şekilde olması çok üzücüydü :(

(Eski sevgilisi, Qing Tian) (Mimar oğluşumuz, Duan Qiao)
Vee bu da efsane kızımız Yan Mo! 😍 Kendisi uzaktan tüm erkeklerin hayran olacağı bir tip ki bizim Lu Xiang da hayrandı, ta ki gerçek yüzünü görene kadar. 😂 Kendisi güzel, zeki, hisleri kuvvetli, resim yapmakta yeteneği olan ama babasının şirketinde çalışmayı tercih eden bir kızımız. Tabi bunlar herkesçe bilinen güzel yanları. Bir de bilinmeyenleri var kii... Dağınık, pis, yemek yapmayı hiç bilmiyor, şımarık, yapışınca bırakmıyor... Japonya'da okurken, tesadüf eseri karşılaştığı Lu Xiang olmasa açlıktan ölmüştü. İnanıyorum. :D
Lu Xang'a aşık olup peşinden koştu, hatta ortada fol yumurta yokken bile pes etmeyip Xiang'ın hapisten çıkmasını sabırla bekledi. Ah bir de Qi Qi'nin gerçek yüzünü ilk gören kişi oldu ama maalesef sözüne geç itimat edildi. Dizide cidden olmazsa olmaz bir karakterdi kendisi.
Kendisi aynı konuda iki farklı karaktere bürünebiliyor. Dizide daha çok eğlenceli ve çocuksu yanını gösterirken aslında içinde çok zeki ve dikkatli, insanlara değer veren bir kişilik bulunduruyor.
Bitmeyen umuduyla Zhiang sevgisini bize hissettirmeyi güzel başarıyor.
Dizi hakkında neler demeliyim, yazıya nasıl devam etmeliyim bilemiyorum. Şu replik tüm dizinin özeti olabilir aslında. Çünkü dizi boyunca kola içip KFC yediler. Diziden sonra kolaya başladım vallahi ya :D
Dediğim gibi dizi o kadar güzel mesajlar içeriyordu ki, sonunda izlediğim tüm kalitesiz bölümlerine değdi. Lise yıllarındaki masumiyet, sınavlar yüzünden yaptığımız stres, geleceğimizi şekillendirirken seçeceğimiz bölümün bize ve ailemize yarattığı telaş ve merak, arkadaş ortamımız ve geleceğimiz arasındaki gidiş gelişler, hayallerimiz ve sevdiklerimiz arasında yapacağımız tercih, hayatımızda olacak bir olayın kişiliğimizde meydana getirebileceği değişim, insanlara karşı tutumumuzun önemi... Daha uzar gider bu liste. Hepsi en güzel şekilde işlenmişti.
Yu Jian'ı özetleyen replik tam olarak buydu. Ne o kendini sevenlerin değerini anlayabildi zamanında ne de sevdiği beyin yaşamını kurtarabildi. Onun mutluluğuna engel olan şey hayalinin peşinden at gözlükleriyle koşmaktı.
Bence bu ikili çocukluklarını oldukça güzel yaşadılar, peki ya siz?
Son olarak şunları söyleyerek yazımı bitirmek istiyorum. Siz siz olun ne evinize giden otobüsü kaçırın ne de etrafınızdaki insanların en ufak bir hareketini. Değer verdiğiniz kadar değerlenirsiniz, unutmayın.
NOT:Yanlışlarım varsa affola. Kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın ve umarım diziyi izleyip yorumlarda bulunursunuz. :D














Yorumlar
Yorum Gönder