Merhaba sayın okurlar, ben Hacettepe'de hazırlık okuyan sırandan bir öğrenciyim. 2016-2017 Eğitim öğretim yılının sonuna geldik ve ben Hacettepe'de okuduğuma pişman olmadım diyemeyeceğim. Eğitim kalitesiyle isim yapan bir üniversite olmasına rağmen hayalimdeki kaliteyi hazırlıkta göremedim. Bu yazımda mağdur edildiğimizi ve üniversiteyi tercih ederken en azından hazırlık okuyacaksanız bir daha düşünmeniz gerektiğini anlatacağım.
Sizlere Hacettepe'nin hazırlık sistemini anlatmak isterdim ama bu sene değişmiş ve henüz oturmamış bir sistem olduğu için anlatamıyorum. Sistemde yıl boyunca türlü değişiklikler yapıldı. Bu nedenle sistem hakkında bir konuda öğretmenlere soru sorduğumuzda aldığımız cevap hep aynıydı: "Çocuklar bize de henüz bu konu hakkında mail gelmedi, bekliyoruz.".
İlk dönemden biraz bahsetmek isterim. Girdiğimiz seviye belirleme sınavından sonra belirli seviyelere yerleştirildik. Dönem içerisinde 2 farklı kitap, yani 2 seviye bitirmiş olduk. Kendimden örnek vermem gerekirse pre-intermediate olan seviyem intermediate oldu. Dönem boyunca girdiğimiz 5 sınavın yüzdelerine göre belirli bir puan tutturmaya çalıştıkki dönem sonundaki muafiyete girmeye hakkımız olsun. Yine kendimden örnek vermem gerek ki hak kazandım ama muafiyette geçemedim.
2. döneme başladığımızda muafiyete girip geçemeyen bizlere kur atlattılar. Upper-intermediate olarak döneme başladık. İlk dönem her sınıfa verilen Amerikalı/İngiliz öğretmenler 2.dönemde öğretmenlerin isteği üzerine -farklı sınıflarda derse girmek yoruyormuş onları- yalnızca belirli sınıflara verildi. Yani kimi sınıf haftada 7 saat ana dili İngilizce olan bir öğretmen ve ek olarak ana dili Türkçe olan bir öğretmenle ders işlerken benimki gibi şanssız sınıflar, ana dili Türkçe olan 2 veya 3 farklı öğretmenle tüm dönem ders işlediler. Tahmin edersiniz ki asıl dili İngilizce olan bir öğretmenden en azından konuşma üzerine daha iyi bir eğitim alabilirdik. Bizim öğretmenlerimiz de sınıfta İngilizce konuşmaya özen gösterse bile Türkiye'nin eğitim sisteminden çıkmış hocalar olduklarından, önümüze konulan kaynak kitabı takip etmekten başka bir şey yapmadılar. Konuşma aktivitelerine ise yeterince zamanı bu nedenle ayıramadılar ama bu durum muafiyette "speaking" sınavının 20 puan olmasını etkilemedi.
Senenin başında Elementary kuruyla eğitime başlayan öğrencilere zaten yarıyılda muafiyet hakkı verilmedi. 2.döneme Intermediate kuruyla başladılar. Ayrıca yarıyılda alınan bir kararla kitapları değiştirilmiş. Bizim o kurdayken eğitim gördüğümüz kitap ile devam etmemişler. Bu durumu nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum. Aynı muafiyet sınavına girdiğimizi göz önüne alırsak; önceki kitap iyi değilse bize, yeni alınan kitap yeterli gelmemişse de onlara haksızlık olduğunu düşünüyorum.
Gel gelelim asıl olayımıza! 2.dönemde de bizi 5 sınava sokup belirli yüzdelerini alarak muafiyete hak kazanmamız için 65 puan istediler. Muafiyet sınavı Upper düzeyinde bir sınav ve ben Upper düzeyinde birisi olarak -bunu ben değil okulum diyor- girdiğim 5 sınavda belirli bir başarı sağlamama rağmen, girdiğim son sınavda 65 puan alamadım diye sınıfta kalıyorum. Yine Hacettepe'ye özgü bir şey de var ki katılabilmek için para verdiğimiz yaz okuluna gidebilmek için de girdiğimiz muafiyetten 50-64 almamız gerekiyor. 49 ve altında bir puan almışsak Eylül muafiyetini beklememiz gerekiyor. Onda da geçemezsek sınıfta kalıyoruz ki Eylül muafiyeti daha zor oluyormuş. Yani yaz okulu biz kalanların en büyük şansı!
Bu sene muafiyetten geçemeyen bir çok öğrenci oldu. Bunların çoğunluğunu Intermediate seviyesi oluşturuyor. Bu duruma şaşırmıyoruz çünkü kendi seviyesinde olmayan bir sınavda başarılı olmaları bekleniyor! Onlara büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Geri kalan kesim benim gibi Upper veya Upper'ın da üstü GT seviyesinden kalan kişiler. Çalışmamış olsaydık zaten muafiyete hak kazanamazdık! O nedenle çalışmadık diyemiyorum. Dönem sınavlarında yaptığı 70, 80 ortalamaya rağmen muafiyetten kalan öğrenciler var. Dönem boyunca verdiğimiz tüm emekler boşa gitmiş oluyor. Neden? Bir tane sınavdan 65 puan altı aldık diye. Buna bir çok sebep sayabiliriz; heyecan, stres, sınavı yapan öğretmen faktörü, o gün başa gelen herhangi bir talihsizlik, sınavda bize gösterilen siyah beyaz resimlerden bir şey anlamamız...
Muafiyetle ilgili bir başka sorun ise %30 İngilizce olan bölümden de %100 İngilizce olan bölümden de aynı başarı puanının istenmesi. Çünkü ayrım yapmaksızın aynı eğitimi veriyorlar. Eskiden %30'lar için 50 puan geçmeye yetiyormuş ama birkaç sene önce değiştirilmiş. Bu size göre iyi bir şey olabilir ama benim tercihim bu yönde değil.
Yine bu sene değişen bir şey de puanlama sistemi. Aldığımız notları açıklamak yerine harf sistemi uyguluyorlar. Normalde F3, 49 ve altını temsil ederken bu sene 64 ve altını temsil etmiş. Bunu başta bilmediğimiz için yaz okuluna da hak kazanamadık sanıp bir hayli üzüldük! Durumu ailelerimize açıklarken "Sınıfta kaldım." demekten başka çaremiz yoktu! Hem bizim hem onların endişe dolu anlarıydı. Umarım siz bunu hiç yaşamazsınız! Bir gün sonra yaz okulu hakkı kazanan öğrencilerin isimleri açıklandı. İnanın ki bu, acaba sınıfı geçtim mi heyecanından çok daha büyük bir heyecandı!
Kalanlar olarak uğraşlarımız, okula atılan mailler, dilekçeler ve birebir konuşmalar bir sonuç vermedi. Hazırlığı geçebilirsem hemşirelik öğrencisi olacağım. Hemşirelik bölümünden birkaç arkadaş görevli kişilerle toplantı yapıp adımıza durumu açıkladılar. Maalesef yaz okuluna kalanların neredeyse dörtte birini oluşturuyoruz. 205 kişilik bölümden muafiyeti geçen 66 kişiymiş ama YDYO buna yeterli demiş! Hayır yani madem yeterli bölüme 66 kişi alın bundan sonra, neden kalabalık yapıyorsunuz?
Son olarak yaz okulunda bölümlere göre para alınıyormuş. Yani bir tıp öğrencisi iseniz bir hemşirelik öğrencisi ile aynı eğitimi almanıza rağmen daha fazla para ödüyorsunuz. Ben bunda bir mantık bulamadım, bir de siz bakın!
Demem o ki sayın okurum, sen sen ol Hacettepe ismine kanıp iş yapma! 205 kişinin 66'sı geçmişse sınavda, geri kalanının ne yaptığını umursamazlar ve sen de o geri kalanın içinde olabilirsin! Ayrıca seni paranla rezil edip emeklerini hiçe sayabilirler!
Pay Attention!!!
Sizlere Hacettepe'nin hazırlık sistemini anlatmak isterdim ama bu sene değişmiş ve henüz oturmamış bir sistem olduğu için anlatamıyorum. Sistemde yıl boyunca türlü değişiklikler yapıldı. Bu nedenle sistem hakkında bir konuda öğretmenlere soru sorduğumuzda aldığımız cevap hep aynıydı: "Çocuklar bize de henüz bu konu hakkında mail gelmedi, bekliyoruz.".
İlk dönemden biraz bahsetmek isterim. Girdiğimiz seviye belirleme sınavından sonra belirli seviyelere yerleştirildik. Dönem içerisinde 2 farklı kitap, yani 2 seviye bitirmiş olduk. Kendimden örnek vermem gerekirse pre-intermediate olan seviyem intermediate oldu. Dönem boyunca girdiğimiz 5 sınavın yüzdelerine göre belirli bir puan tutturmaya çalıştıkki dönem sonundaki muafiyete girmeye hakkımız olsun. Yine kendimden örnek vermem gerek ki hak kazandım ama muafiyette geçemedim.
2. döneme başladığımızda muafiyete girip geçemeyen bizlere kur atlattılar. Upper-intermediate olarak döneme başladık. İlk dönem her sınıfa verilen Amerikalı/İngiliz öğretmenler 2.dönemde öğretmenlerin isteği üzerine -farklı sınıflarda derse girmek yoruyormuş onları- yalnızca belirli sınıflara verildi. Yani kimi sınıf haftada 7 saat ana dili İngilizce olan bir öğretmen ve ek olarak ana dili Türkçe olan bir öğretmenle ders işlerken benimki gibi şanssız sınıflar, ana dili Türkçe olan 2 veya 3 farklı öğretmenle tüm dönem ders işlediler. Tahmin edersiniz ki asıl dili İngilizce olan bir öğretmenden en azından konuşma üzerine daha iyi bir eğitim alabilirdik. Bizim öğretmenlerimiz de sınıfta İngilizce konuşmaya özen gösterse bile Türkiye'nin eğitim sisteminden çıkmış hocalar olduklarından, önümüze konulan kaynak kitabı takip etmekten başka bir şey yapmadılar. Konuşma aktivitelerine ise yeterince zamanı bu nedenle ayıramadılar ama bu durum muafiyette "speaking" sınavının 20 puan olmasını etkilemedi.
Senenin başında Elementary kuruyla eğitime başlayan öğrencilere zaten yarıyılda muafiyet hakkı verilmedi. 2.döneme Intermediate kuruyla başladılar. Ayrıca yarıyılda alınan bir kararla kitapları değiştirilmiş. Bizim o kurdayken eğitim gördüğümüz kitap ile devam etmemişler. Bu durumu nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum. Aynı muafiyet sınavına girdiğimizi göz önüne alırsak; önceki kitap iyi değilse bize, yeni alınan kitap yeterli gelmemişse de onlara haksızlık olduğunu düşünüyorum.
Gel gelelim asıl olayımıza! 2.dönemde de bizi 5 sınava sokup belirli yüzdelerini alarak muafiyete hak kazanmamız için 65 puan istediler. Muafiyet sınavı Upper düzeyinde bir sınav ve ben Upper düzeyinde birisi olarak -bunu ben değil okulum diyor- girdiğim 5 sınavda belirli bir başarı sağlamama rağmen, girdiğim son sınavda 65 puan alamadım diye sınıfta kalıyorum. Yine Hacettepe'ye özgü bir şey de var ki katılabilmek için para verdiğimiz yaz okuluna gidebilmek için de girdiğimiz muafiyetten 50-64 almamız gerekiyor. 49 ve altında bir puan almışsak Eylül muafiyetini beklememiz gerekiyor. Onda da geçemezsek sınıfta kalıyoruz ki Eylül muafiyeti daha zor oluyormuş. Yani yaz okulu biz kalanların en büyük şansı!
Bu sene muafiyetten geçemeyen bir çok öğrenci oldu. Bunların çoğunluğunu Intermediate seviyesi oluşturuyor. Bu duruma şaşırmıyoruz çünkü kendi seviyesinde olmayan bir sınavda başarılı olmaları bekleniyor! Onlara büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Geri kalan kesim benim gibi Upper veya Upper'ın da üstü GT seviyesinden kalan kişiler. Çalışmamış olsaydık zaten muafiyete hak kazanamazdık! O nedenle çalışmadık diyemiyorum. Dönem sınavlarında yaptığı 70, 80 ortalamaya rağmen muafiyetten kalan öğrenciler var. Dönem boyunca verdiğimiz tüm emekler boşa gitmiş oluyor. Neden? Bir tane sınavdan 65 puan altı aldık diye. Buna bir çok sebep sayabiliriz; heyecan, stres, sınavı yapan öğretmen faktörü, o gün başa gelen herhangi bir talihsizlik, sınavda bize gösterilen siyah beyaz resimlerden bir şey anlamamız...
Muafiyetle ilgili bir başka sorun ise %30 İngilizce olan bölümden de %100 İngilizce olan bölümden de aynı başarı puanının istenmesi. Çünkü ayrım yapmaksızın aynı eğitimi veriyorlar. Eskiden %30'lar için 50 puan geçmeye yetiyormuş ama birkaç sene önce değiştirilmiş. Bu size göre iyi bir şey olabilir ama benim tercihim bu yönde değil.
Yine bu sene değişen bir şey de puanlama sistemi. Aldığımız notları açıklamak yerine harf sistemi uyguluyorlar. Normalde F3, 49 ve altını temsil ederken bu sene 64 ve altını temsil etmiş. Bunu başta bilmediğimiz için yaz okuluna da hak kazanamadık sanıp bir hayli üzüldük! Durumu ailelerimize açıklarken "Sınıfta kaldım." demekten başka çaremiz yoktu! Hem bizim hem onların endişe dolu anlarıydı. Umarım siz bunu hiç yaşamazsınız! Bir gün sonra yaz okulu hakkı kazanan öğrencilerin isimleri açıklandı. İnanın ki bu, acaba sınıfı geçtim mi heyecanından çok daha büyük bir heyecandı!
Kalanlar olarak uğraşlarımız, okula atılan mailler, dilekçeler ve birebir konuşmalar bir sonuç vermedi. Hazırlığı geçebilirsem hemşirelik öğrencisi olacağım. Hemşirelik bölümünden birkaç arkadaş görevli kişilerle toplantı yapıp adımıza durumu açıkladılar. Maalesef yaz okuluna kalanların neredeyse dörtte birini oluşturuyoruz. 205 kişilik bölümden muafiyeti geçen 66 kişiymiş ama YDYO buna yeterli demiş! Hayır yani madem yeterli bölüme 66 kişi alın bundan sonra, neden kalabalık yapıyorsunuz?
Son olarak yaz okulunda bölümlere göre para alınıyormuş. Yani bir tıp öğrencisi iseniz bir hemşirelik öğrencisi ile aynı eğitimi almanıza rağmen daha fazla para ödüyorsunuz. Ben bunda bir mantık bulamadım, bir de siz bakın!
Demem o ki sayın okurum, sen sen ol Hacettepe ismine kanıp iş yapma! 205 kişinin 66'sı geçmişse sınavda, geri kalanının ne yaptığını umursamazlar ve sen de o geri kalanın içinde olabilirsin! Ayrıca seni paranla rezil edip emeklerini hiçe sayabilirler!
Pay Attention!!!
Yorumlar
Yorum Gönder